Sosyal Bir Tabu Olan, Cinsel Sorunlar

Bir çoğumuzun hayatını, evliliğini ve psikolojisini derinden etkileyen problemlerdir. Sorunlara ne kadar erken dönemde müdahale edilmesi ve destek alınması, ileri de yaşanabilecek bir çok sorunun önüne geçecektir.

Günümüzde yaşam şartları, yaşam standartları, sosyal ve kültürel etnik yapımız ve de sağlık sorunları sebebiyle, bir çok çift ve birey ciddi cinsel problemler yaşamaktadır. Yaşanılan bu cinsel sorunlar, gerek sağlığımızı, gerek psikolojimizi gerekse sosyal yaşantımızı ciddi anlamda etkilemekte ve ertelenen her süreçte sonuçları maalesef ağır olmaktadır.

Cinsel Sorunlar, cinsiyet farketmeksizin, kadın ve erkek bireylerde görülebildiği gibi, eşler arasında da sıklıklı görülen sorunlar vardır. Bunların en başında gelen, cinsel isteksizlik, vajinismus, orgazm olamama, erken boşalma, uyarılamama gibi daha bir çok cinsel problem yaşamımızı etkilemektedir.

Sıklıkla Görülen Cinsel Sorunlar Nelerdir?

Kadınlarda sıklıkla görülen cinsel sorunlar:

  • Vajinismus,
  • Disparoni (ağrılı cinsel birleşme),
  • Cinsel isteksizlik,
  • Anorgazmi (Orgazm olamama problemleri).

Erkeklerde en sık görülen cinsel problemler:

  • Erken boşalma (Prematür ejekulasyon),
  • Ereksiyon sorunları (İktidarsızlık, sertleşme problemleri),
  • Cinsel isteksizlik,
  • Geç boşalma ve orgazm olamama.

Cinsel sorunların temelinde genel olarak, fiziksel ve psikolojik sebepler yatmaktadır. Öncelikle bir cinsel problemden bahsedebilmek için, o sorunun en az 6 ay gibi bir süre devam ediyor olması gerekir. Bu nedenle hayatımızda yaşadığımız geçici dönemlerde, gerek iş hayatı, gerek durumsal psikolojik etkenler sebebiyle yaşanan cinsel sorunlar karşılaştırılmamalıdır. Bu nedenle, cinsel sorunlarda ilk önce profesyonel bir destek çok önemlidir. Alacağınız destek, size devam eden yaşamınızda cinsel hayatınıza olumlu etkiler katmaktadır.

Cinsel Sorunlar Erken Yaşlarda Nasıl Kazanılmaktadır?

Cinsel problemlerin bir çoğu, çocukluk dönemlerinde cinsellik veya kişilik gelişiminde aksaklık yaşayan ve ergenlik döneminde de içinde bu izleri taşıyan bir kısım hastalardan oluşmaktadır. Bu hastaların bir çoğu cinsel terapi gereksinimi duymaktadır. Çocuklarda cinsel gelişim genellikle Ödipüs dönemi dediğimiz 3 ila 5 yaşları arasında oluşmaktadır. Bu dönemlerde öğrenilen bilgiler ve davranışlar, zamanında müdahale edilmediği taktirde, alışkanlık haline gelip, ömür boyu devam edecektir. Bu yüzden o dönemlerde ebeveynlerin çocuklarına olan yaklaşımını son derece önemlidir.

O yaşlarda kazanılan olgular, eşler arasında da çeşitli problemlere sebebiyet vermektedir. Bunu bir kaç örnek olgu ile açıklamak gerekirse, vajinismus ve erken boşalma bunun en güzel örneğidir.

Cinsel Olgu 1:

Vajinismus sorunu yaşayan bir hastanın hastalık geçmişine gidersek; Ayşe 5 yaşına geldiğinde vücudunda bir bölgenin, diğer bölgelerden daha hassas olduğunu ve buraya dokunmakla çok fazla haz aldığını fark eder. Zamanla o bölgesi ile oymaya başlıyor. Annesi tarafından, Ayşe’ye bu bölgenin çok önemli olduğu, dikkat etmesi gerektiği, dokunmaması gerektiği ve kimseye göstermemesi gerektiğini söylüyor. Babası da ara sıra ” aman kızım ört şuranı çok ayıp! sen artık kocaman oldun büyüdün” demesi ile geçen zamanda Ayşe artık o bölgesine artık dokunmayı bırakıyor. İlerleyen süreçte ise, genital bölgesine artık bakmıyor ve ilgilenmiyor bile. 26 yaşına gelip, evleneceği sırada, çevresi ve arkadaşları tarafından ona, ilk gece canının çok yanacağını, çok kan geleceği şeklinde korkacağı ilk gece hikayeleri anlatılıyor. Evlendiği gün ilk cinsel deneyimi başarısızlıkla sonuçlanıyor. 1 yıl boyunca her cinsel denemede sürekli kendini sıkıyor, kasıyor hatta eşinin dokunmasına bile izin vermiyor. Bir süre sonra, cinsel organına bırakın dokunmayı, ayna ile baktığında bile içini tuhaf bir korku ve huzursuzluk sarıyor.

Tarafımıza başvurduğunda, yaptığımız muayene ve değerlendirme sonrası, ileri derece vajinismus tanısı konuluyor ve tedavisine başlanıyor. 4 günlük bir tedavi planın ardından Ayşe’nin sorunu tamamen ortadan kayboluyor.

Cinsellikte Sorunlar Nelerdir

Cinsel Olgu 2:

Erken Boşalma sorunu yaşayan bir hastamızın öyküsünde; Muhafazakar bir ailenin oğlu olan Metin 8 yaşında kendi cinselliğinin farkına varıyor. Yatağına girdiği zamanlarda gizlice mastürbasyon yapıyor ve yatak içinde duyduğu cinsel haz kendisine farklı bir mutluluk hissettiriyor. Babanın otoriter yapısı, Annenin muhafazakar olması, ailenin televizyonda bir öpüşme sahnesi çıktığında hemen kanal değiştirilmesi, anne babanın el ele bile tutuşmaması, Metinin her şeyi gizli ve korkarak yapmasına sebep oluyor. Bir gün Metin odasında mastürbasyon yaparken, babasına yakalanıyor. Ona” çok ayıp yaptığın, sen nasıl adamsın, utan” diye bağırıp çağırıyor. Metin bu korku ve utançla bir daha kolay kolay mastürbasyon yapamıyor. İlerleyen zamanlarda yapmak istediğinde, içeri birisi girecek korkusu ile, her seferinde hızlı olmaya çalışıyor. Öğrendiği hızlı mastürbasyon sürecini 20 yaşına kadar devam ettiriyor. Cinsel sorunu devam ediyor yani.

Metin, askerlik görevinden sonra ailesi aracılığıyla evleniyor. Eşi ile ilk cinsel ilişkisinde, ön sevişme esnasında henüz yeterli ereksiyon (sertleşme) olmadan bir kaç dakika içinde boşalıyor. 8 ay boyunca hüsranla geçen cinsel birlikteliği tarafımıza başvurduktan sonra, yapılan cinsel terapi ve bazı kozmetik üroloji uygulamaları sayesinde tamamen erken boşalmadan kurtuluyor.

Cinsel problemlerle başa çıkmada en önemli yöntem kesinlikle Cinsel Terapidir. Çiftlerin ve hastaların cinsel problemlerinin temelinde yatan, gerek kişisel deneyimleri, gerek fizyolojik sorunlarını anlamalarını sağlayarak, problemin kaynağına giderek, kendi kendine empati yapması (iç görü) sağlanır. Bu sayede önceden kazanılmış yanlış bilgi ve davranışlar yenisi ile yer değiştirilerek, sağlıklı bir cinsel hayata başlaması sağlanır.

Cinsel problemlerde kalıcı bir çözüm istiyorsak, öncelikle “sorunu kabul etmeliyiz” !

Herhangi bir cinsel problem yaşamak ve tedavi görmek günümüzde ayıp değildir. Terapi ve tedavi öncesi kesinlikle, problemimizi kabul etmeliyiz. Daha sonra tedavi için bir an önce harekete geçerek, bu konuda tecrübeli bir terapist sayesinde hızlıca sorunlardan kurtulup, sağlı bir yaşama başlamalıyız.

   
"